tam da - Türkçe İngilizce Sözlük

tam da

"tam da" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tam da very s.
Our independence started in this very building.
Bağımsızlığımız tam da bu binada başladı.

More Sentences
tam da precisely zf.
He is precisely the kind of guy you should stay away from.
Tam da uzak durman gereken türden bir adam.

More Sentences
tam da right zf.
The lighter is right in front of you.
Çakmak tam da önünüzde duruyor.

More Sentences
Konuşma Dili
tam da very expr.
Today, I will mention only one, and the case in question is relevant precisely because it is very controversial.
Bugün sadece bir tanesinden bahsedeceğim ve söz konusu vaka tam da çok tartışmalı olduğu için konuyla ilgili.

More Sentences
Genel
tam da veriest s.
tam da at the very time zf.
tam da much as bağ.
Deyim
tam da smack-bang expr.

"tam da" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tam da ... proper s.
tam da… precisely zf.
(tam da) dığı sırada even as zf.
tam da şu anda now at erst [obsolete] zf.
tam da olması gerektiği gibi on the button zf.
tam da olması gerektiği gibi on the nose zf.
tam da olması gerektiği gibi on the dot zf.
tam da öylesi so zm.
tam da o düzende so fashion [dialect] expr.
İfadeler
tam da bu işin adamıymış as to the manner born expr.
tam da bu işin adamıymış as if to the manner born expr.
tam da bu yüzden precisely because of that expr.
eğlence dünyası tam da böyle işler that's show biz (for you) expr.
Konuşma Dili
tam da istenen şey olmak be just the job f.
tam da gerçek hayatta olduğu gibi just like in real life expr.
tam da gerçek hayatta olduğu gibi just as in real life expr.
tam da dediğin gibi just as you say expr.
tam da dediğin gibi just as you said expr.
tam da senin dediğin gibi just as you said expr.
tam da senin dediğin gibi just as you say expr.
tam da bu nedenle for the very reason expr.
tam da bu sebeple for the very reason expr.
tam da bugün in this very day expr.
tam da bu gecede on this exact night expr.
tam da bu your actual [uk] [intensifier] expr.
sorun/mesele tam da o that's just it expr.
ya da tam tersi or otherwise expr.
tam olmasa da as far as it goes expr.
(tam da) birinin yapmasını bekleyeceğim/yapması beklenecek bir hareket/davranış I wouldn't put it past somebody (to do something) expr.
(tam da birinden) bekleyeceğim/beklenecek bir hareket/davranış I wouldn't put it past (someone) expr.
Deyim
tam da istenen şey just the job i.
tam izin ya da özgürlük a blank cheque i.
tam da istenen şey just the ticket i.
tam da aranılan/istenilen şey very thing i.
amaçlananın tam tersi etki yaratan eylem ya da tedbir catch-22 i.
okul harcını karşılayabilmek için yarım ya da tam mesai çalışmak work (one's) way through (school) f.
okul harcını karşılayabilmek için yarım ya da tam mesai çalışmak work (one's) way through (something) f.
okul harcını karşılayabilmek için yarım ya da tam mesai çalışmak work your way through college f.
tam da (kovboy, aksiyon, gerilim) rolünde oynayabilecek kişi (straight) from central casting zf.
tam da (kovboy, aksiyon, gerilim) rolünde oynayabilecek kişi (straight) out of central casting zf.
tam da bugün this very day expr.
(tam da) ondan bekleyeceğim/ beklenecek bir hareket/davranış I wouldn't put it past somebody expr.
tam da öyle now you're on the trolley expr.
tam da öyle that's about the size of it expr.
tam da (birinden) beklenecek şey down one's street expr.
Konuşma
tam (da) bu sorduğunuz soru your very question expr.
tam da ihtiyacımız/ihtiyacım olan şey! that's the ticket! expr.
tam da buna geliyordum that's what I'm getting at expr.
Ticaret/Ekonomi
bir kararın tek bir sonucu olması ve o sonucun da tam olarak bilinmesi certainty i.
banka ya da komisyoncunun tam yetki ile kullanabileceği ihtiyat hesabı discretionary account i.
daha önce geçersiz olan blokları veya işlemleri geçerli kılan (ya da tam tersi) protokolde gerçekleşen değişikliğe verilen isim hard fork i.
Siyasal
tam politik güce ya da kontrole sahip olan monocratic s.
Medikal
bir hastalığı, bu hastalığın neden olduğu sonuçlardan farklı ya da bu sonuçların tam zıttı sonuçlar yaratan ilaçlarla tedavi etme yöntemi allopathy i.
Biyoloji
biyolojik olarak fazla farklılaşmamış olup, belirli bir ortama da tam olarak uyarlanmamış generalized s.
Askeri
birbirlerine zincir ile bağlanmış iki tam ya da bir tam bir yarım top güllesi chain shot i.
Tiyatro
(ana karakterin tercihlerini okuyucunun gözünde daha anlaşılır kılmak için oluşturulan) ana karakterin tercihlerinin tam tersini yansıtan ya da onun tercihlerini engelleyen karakter foil character i.
Argo
tam da öyle damn sure ünl.
tam da öyle damn right ünl.
tam da öyle damned sure ünl.
Modern Argo
tam bir tehlike işareti olmasa da dikkate alınması gereken durum amber flag i.
tam da öyle ain't that the mother fucking truth expr.
tam da öyle all realz exclam.